<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Gebelik bilgileri</title>
	<atom:link href="http://www.babaoluyorum.net/Index.php?feed=rss2" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.babaoluyorum.net</link>
	<description>Baba ve babaadayları için en baba site</description>
	<lastBuildDate>Tue, 29 Jun 2010 09:46:20 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9.1</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Gebelikte egzersize ne zaman başlanır</title>
		<link>http://www.babaoluyorum.net/?p=957</link>
		<comments>http://www.babaoluyorum.net/?p=957#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 29 Jun 2010 09:34:53 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kategorilenmemiş]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.babaoluyorum.net/?p=957</guid>
		<description><![CDATA[Gebelik ve doğum esnasında vücut yaklaşık 9-12 kilo olmaktadır. Aşırı  bir ağırlık artışı ise hem annede hem de bebekte istenmeyen sonuçlar  doğurabilmektedir.
Bu yüzden doğuma psikolojik açıdan olduğu gibi fiziksel açıdan da  hazırlanılmalıdır.
Gebelik süresince yapılacak egzersizler doğumdan sonra tekrar normal  kilonuza dönmenizde kolaylık sağlar.
Gebelikte egzersizlere 5. ya da 6. ayda başlanmalıdır. Ancak [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft" title="http://www.cankatklinik.com/gebelik_merak_edilenler/images/gebe-egzersiz2.jpg" src="http://www.cankatklinik.com/gebelik_merak_edilenler/images/gebe-egzersiz2.jpg" alt="" width="233" height="168" />Gebelik ve doğum esnasında vücut yaklaşık 9-12 kilo olmaktadır. Aşırı  bir ağırlık artışı ise hem annede hem de bebekte istenmeyen sonuçlar  doğurabilmektedir.</p>
<p>Bu yüzden doğuma psikolojik açıdan olduğu gibi fiziksel açıdan da  hazırlanılmalıdır.</p>
<p>Gebelik süresince yapılacak egzersizler doğumdan sonra tekrar normal  kilonuza dönmenizde kolaylık sağlar.</p>
<p>Gebelikte egzersizlere 5. ya da 6. ayda başlanmalıdır. Ancak  doktorunuz uygun görürse 4. ayda da bu egzersizlere başlayabilirsiniz.</p>
<p>Gevşeme egzersizlerinin hem gebelik hem de doğum sırasında yararlan  vardır: gebelik esnasında plasentaya giden kan akımını artırır, doğumda  stresi ortadan kaldırıp ağrılarla başedebilmenizi sağlar.</p>
<p>Egzersizler her gün yapılmalı, yavaştan başlanılarak, günde en az 20  dakikaya çıkacak şekilde artırılmalıdır.</p>
<p>﻿</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.babaoluyorum.net/?feed=rss2&amp;p=957</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>gebelikte spor</title>
		<link>http://www.babaoluyorum.net/?p=954</link>
		<comments>http://www.babaoluyorum.net/?p=954#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 07 Jun 2010 08:28:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kategorilenmemiş]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.babaoluyorum.net/?p=954</guid>
		<description><![CDATA[Gebeyken koşmak bebeğe veya anneye zarar verir mi?
Hamileyken koşmak zarar lımıdır?
Gebelikte ilk trimesterde yani ilk 3 ayda aşırı ve uzun süre koşmak ile artan vücut ısısı gebelik üzerinde zararlı etkilerde bulunabilir. Bu nedenle bu dönemde ancak kısa süreli ve hafif koşu yapılabilir.
Eğer gebelikte önce de sürekli düzenli koşu yapan birisiyseniz buna gebelik sırasında da ağır [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft" title="gebelikte spor" src="http://2.bp.blogspot.com/_r9_eqqASn6U/S93Fn7fXBJI/AAAAAAAABT8/73JoWELArZM/s200/run.jpg" alt="" width="123" height="177" />Gebeyken koşmak bebeğe veya anneye zarar verir mi?</p>
<p>Hamileyken koşmak zarar lımıdır?</p>
<p>Gebelikte ilk trimesterde yani ilk 3 ayda aşırı ve uzun süre koşmak ile artan vücut ısısı gebelik üzerinde zararlı etkilerde bulunabilir. Bu nedenle bu dönemde ancak kısa süreli ve hafif koşu yapılabilir.<br />
Eğer gebelikte önce de sürekli düzenli koşu yapan birisiyseniz buna gebelik sırasında da ağır olmamak koşuluyla devam edebilirsiniz.<br />
Koşarken ter ile kaybedeceğiniz suyu karşılamak için koşuya başlamadan önce ve koştuktan sonra hatta koşu sırasında da bol su içmeye çalışmalısınız. Koşu için uygun ayakkabı ve göğüslerinizi desteklemesi için uygun bir sütyen kullanmalınız.<br />
Gebeliğin ikinci trimesterinde (3. ve 6. aylar arasında) vücut ağırlığı arttığı için ve vücudun dengesi değiştiği i.in düşme riski artar bu yüzden dikkatli olunmalıdır. Düz ve iyi yüzeyli yollarda koşulmalıdır.<br />
Gebeliğin üçüncü trimesterinde yani son 3 ayında artık kilo çok arttığı için ve karın büyüyerek ağırlaştığı için koşma uygun bir spor olmaz. Bu durumda hızlı yürüyüş veya diğer hafif egzersizler tercih edilebilir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.babaoluyorum.net/?feed=rss2&amp;p=954</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>bebeğin cinsiyeti hakkında;</title>
		<link>http://www.babaoluyorum.net/?p=948</link>
		<comments>http://www.babaoluyorum.net/?p=948#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 23 Apr 2010 09:06:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kategorilenmemiş]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.babaoluyorum.net/?p=948</guid>
		<description><![CDATA[Eğer;
* Erken hamilelikte mide bulantısı hissetmediyseniz,
* Bebeğinizin kalp atışı dakikada 140 atıştan daha azsa,
* Ön tarafınızdan daha çok kilo aldıysanız,
* Beliniz basket topu gibi görünüyorsa,
* Aerolarınız çok kararırsa,
* Daha düşük taşıyorsanız,
* Tuzlu ve ekşi yiyeceklere aş eriyorsanız,
* Proteine aş eriyorsanız-etler ve peynir,
* Ayaklarınız hamilelikten önceki haline göre daha soğuksa,
* Bacaklarınızdaki tüyler hamilelik döneminde daha çabuk [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color: #888888;"><img class="alignleft" title="bebek cinsiyeti" src="http://www.hamilemiyim.net/wp-content/hamis2.jpg" alt="" width="214" height="263" /></span>Eğer;<br />
* Erken hamilelikte mide bulantısı hissetmediyseniz,<br />
* Bebeğinizin kalp atışı dakikada 140 atıştan daha azsa,<br />
* Ön tarafınızdan daha çok kilo aldıysanız,<br />
* Beliniz basket topu gibi görünüyorsa,<br />
* Aerolarınız çok kararırsa,<br />
* Daha düşük taşıyorsanız,<br />
* Tuzlu ve ekşi yiyeceklere aş eriyorsanız,<br />
* Proteine aş eriyorsanız-etler ve peynir,<br />
* Ayaklarınız hamilelikten önceki haline göre daha soğuksa,<br />
* Bacaklarınızdaki tüyler hamilelik döneminde daha <a onmouseover="showAd('25639','103535' ,event);clearAdInterval();" onmouseout="hideAd();" name="aspx1" target="_blank"><strong>çabuk</strong></a> uzuyorsa,<br />
* Elleriniz daha kuruysa,<br />
* Siz uyurken yastıklarınız kuzeye bakıyorsa,<br />
* Müstakbel baba sizinle birlikte kilo alıyorsa,<br />
* Hamilelik size her zamankinden daha iyi bir <a onmouseover="showAd('25685','100986' ,event);clearAdInterval();" onmouseout="hideAd();" name="aspx1" target="_blank"><strong>görüntü</strong></a> veriyorsa,<br />
* İdrarınız parlak sarı rengindeyse,<br />
* Burnunuz yayılıyorsa,<br />
* Alyansınızı göbeğinizin üzerinde tuttuğunuzda yuvarlaklar çiziyorsa,<br />
* Baş ağrılarınız varsa,<br />
* Yaşınıza gebe kalma tarihinizi, gebe kaldığınız ayın rakamını eklediğinizde çift sayı çıkıyorsa,<br />
bebeğiniz erkektir.</p>
<p>Eğer;<br />
* Erken hamilelikte mide bulantılarınız varsa,<br />
* Bebeğinizin kalp atışı dakikada en az 140 ise,<br />
* Basenlerinizden ve poponuzdan kilo alıyorsanız,<br />
* Sol göğsünüz sağ göğsünüzden daha büyükse,<br />
* Saçınızda kırmızı hatlar çıkıyorsa,<br />
* Yüksek taşıyorsanız,<br />
* Karnınız karpuz gibiyse,<br />
* Tatlılara aş eriyorsanız,<br />
* Meyvelere aş eriyorsanız,<br />
* Portakal suyuna aş eriyorsanız,<br />
* Hamilelik dönemi boyunca normal zamanki kadar iyi görünmüyorsanız,<br />
* Hamilelik dönemi boyunca normalden daha huysuzsanız,<br />
* Yüzünüz normalden daha çok patlaksa,<br />
* Ekmeğin ucunun tepesini yemeyi reddediyorsanız,<br />
* Göğüsleriniz gerçekten büyüdüyse!<br />
* Siz uyurken yastıklarınız güneye bakıyorsa,<br />
* İdrarınız donuk sarı rengindeyse,<br />
* Alyansınızı göbeğinizin üzerine tuttuğunuzda bir taraftan öteki tarafa hareket ediyorsa,<br />
* Yaşınıza gebe kalma tarihinizi, gebe kaldığınız ayın rakamını eklediğinizde tek sayı çıkıyorsa, bebeğiniz kızdır.<img src="http://adtext.adnet.com.tr/counthighlight.ashx?t=1272013217265&amp;ids=(7835,25639,103535),(7835,25685,100986)" border="0" alt="" width="0" height="0" /></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.babaoluyorum.net/?feed=rss2&amp;p=948</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Dogacak bebeğin cinsiyeti belirlenirmi</title>
		<link>http://www.babaoluyorum.net/?p=940</link>
		<comments>http://www.babaoluyorum.net/?p=940#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 26 Mar 2010 12:24:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kategorilenmemiş]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.babaoluyorum.net/?p=940</guid>
		<description><![CDATA[




İnsanlar binlerce yıldır doğacak bebeklerinin cinsiyetlerini önceden belirlemek için bazı yöntemler uygulamaya çalışmışlardır. Ülkemizin de dahil olduğu bazı toplumlarda eskiden beri ve belki şimdi bile mal ve mevkinin nesilden nesile aktarılabilmesi açısından ailelerde erkek bebeğin önemi büyüktür. Bunun aksine son zamanlarda Almanya’da yapılmış bir çalışma, ailelerin özellikle ikinci dünya savaşından sonra daha çok kız bebek [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="7">
<tbody>
<tr>
<td><img src="http://gebelik.org/gebelik15.jpg" border="1" alt="" width="112" height="166" /></td>
<td><span style="font-family: Arial Tur; font-size: x-small;">İnsanlar binlerce yıldır doğacak bebeklerinin cinsiyetlerini önceden belirlemek için bazı yöntemler uygulamaya çalışmışlardır. Ülkemizin de dahil olduğu bazı toplumlarda eskiden beri ve belki şimdi bile mal ve mevkinin nesilden nesile aktarılabilmesi açısından ailelerde erkek bebeğin önemi büyüktür. Bunun aksine son zamanlarda Almanya’da yapılmış bir çalışma, ailelerin özellikle ikinci dünya savaşından sonra daha çok kız bebek arzuladıklarını ortaya koymuştur. Kuzey Amerika ve Avrupa ülkelerinin çoğunda yapılan çalışmalarda ailelerin doğacak çocuklarının cinsiyetini belirleme konusunda çok aşırı istekli olmadıkları görülmektedir.</span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
</div>
<p><span style="font-family: Arial Tur; font-size: x-small;">Çağlar boyunca erkek bebek için &#8220;yanıp tutuşma&#8221; o kadar ileri boyutlara varmıştır ki, insanlar bunu sağlamak için “bilimsel yöntemler” bile keşfetmişlerdir! Bunlardan en ilginci eski Yunalıların sol testisi (erkek yumurtalığı) iple bağlama sonrası ilişkide bulunulduğunda erkek çocuk sahibi olunabileceği teorileridir. Bu teori daha sonra 18. yüzyılda daha da ileri götürülmüş ve Fransız soylularına dönemin bilim adamları tarafından erkek çocuk için sol testislerini aldırmaları bile önerilmiştir&#8230;</span></p>
<p><span style="font-family: Arial Tur; font-size: x-small;">Doğanın dengesinin korunması açısından doğan kız çocuklarıyla erkek çocukları hemen hemen birbirine eşittir ve bu dengenin insan eliyle bozulması mümkün görünmemektedir. En son istatistiklere göre dünya genelinde 1050 erkeğe karşı 1000 kız bebek dünyaya gelmektedir. Erkek bebek sayısının hafifçe yüksek olmasının nedeni muhtemelen erkek çocuklarının çocukluk çağında kaybedilme olasılıklarının hafifçe yüksek olması ve genel olarak erkek ömrünün kadın ömrüne göre biraz daha kısa olmasıdır. Yani erkek bebekler daha fazla doğsa da dünyada erkek ve kadın sayısı muhtemelen birbirine oldukça yakındır.</span></p>
<p><span style="font-family: Arial Tur; font-size: small;"><strong>Bebeğin Cinsiyeti Nasıl Belirlenir?</strong></span></p>
<p><span style="font-family: Arial Tur; font-size: x-small;">Sperm hücreleri hem X hem de Y kromozomu içerebilirler. Yumurta hücreleri ise her zaman X kromozomu taşırlar.</span></p>
<p><span style="font-family: Arial Tur; font-size: x-small;">Yumurta hücresinin içine girmeyi başarabilen sperm hücresi X kromozomu taşıyorsa yeni canlı dişi, Y kromozomu taşıyorsa erkek olur. </span></p>
<p><span style="font-family: Arial Tur; font-size: x-small;">Yani bebeğin cinsiyetini belirleyen her zaman erkeğin sperminde bulunan kromozomdur.</span></p>
<p><span style="font-family: Arial Tur; font-size: x-small;">Yeni oluşan canlının kromozom kodu erkek ise 46, XY, dişi ise 46, XX olarak ifade edilir.</span></p>
<p><span style="font-family: Arial Tur; font-size: small;"><strong>Günümüzde Doğacak Bebeğin Cinsiyetini Belirlemede Kullanılan Yöntemler</strong></span></p>
<p><span style="font-family: Arial Tur; font-size: x-small;">Günümüzde doğacak bebeğin cinsiyetinin belirlenmesine yönelik bilimsel yönü hiç olmayan veya zayıf olan yöntemler olduğu gibi, oldukça güçlü bilimsel temellere dayanan çeşitli yöntemler geliştirilmiş durumdadır. Bunlardan en gelişmiş olan ve tüp bebekle beraber uygulanan PGT (prekonsepsiyonel genetik tanı) yöntemi %100’e yakın sonuç vermekte, ancak ülkemizde isteğe bağlı uygulanamamaktadır.</span></p>
<p><span style="font-family: Arial Tur; font-size: small;"><strong>Batıl İnançlar</strong></span></p>
<p><span style="font-family: Arial Tur; font-size: x-small;">Çocuğun cinsiyetini belirleyebilme arzusu insanları çeşitli inançlar geliştirmeye itmiştir. Halk arasında çocuğun cinsiyetini belirlemek için yaygın olarak kullanılan ancak bilimsellikten uzak inançlar bulunmaktadır. </span></p>
<p><span style="font-family: Arial Tur; font-size: x-small;">Bunların bazıları şu şekildedir:</span></p>
<p><span style="font-family: Arial Tur; font-size: x-small;">* Erkek çocuk sahibi olmak için bol kırmızı et tüketilmeli, tuzlu yenmeli, baba adayları gazlı içecekleri bolca tüketmelidir.</span></p>
<p><span style="font-family: Arial Tur; font-size: x-small;">* Kız çocuk sahibi olmak için çiftler bolca balık eti ve sebze tüketmeli, kadınlar tatlı yiyecekler tüketmelidir.</span></p>
<p><span style="font-family: Arial Tur; font-size: x-small;">* Erkek çocuk sahibi olmak için ilişkiden sonra kadın yerinden bir süre kalkmamalı veya ayakta ilişki pozisyonu tercih edilmeli, önce erkeğin orgazm olmasına izin verilmelidir.</span></p>
<p><span style="font-family: Arial Tur; font-size: x-small;">* Kız çocuk sahibi olmak için misyoner (kadın altta) pozisyon tercih edilmeli, kadının ilişkiyi başlatmasına ve daha önce orgazm olmasına izin verilmelidir.</span></p>
<p><span style="font-family: Arial Tur; font-size: x-small;">* Erkek çocuk sahibi olmak için gece saatlerinde ilişkide bulunulmalı, tercihen ay hilalde olmalı, ilişki için ayın tek sayılı günler tercih edilmelidir.</span></p>
<p><span style="font-family: Arial Tur; font-size: x-small;">* Kız çocuk sahibi olmak için öğleden sonra ilişkide bulunulmalı, ayın çift sayılı günlerinde beraber olunmalıdır.</span></p>
<p><span style="font-family: Arial Tur; font-size: x-small;">Bu inançların hangi bilimsel temellere dayandığı saptanamamış olduğundan güvenilmemelidir.</span></p>
<p><span style="font-family: Arial Tur; font-size: small;"><strong>Çin Takvimi</strong></span></p>
<p><span style="font-family: Arial Tur; font-size: x-small;">Halk arasında yaygın olarak kullanılan yöntemlerden biri de Çin takvimidir. Çinlilerin bundan 700 yıl önce Pekin yakınlarında bulduklarını iddia ettikleri bu tablo, yine iddialara göre doğacak bebeğiin cinsiyetini %90 doğrulukla tahmin edebilmektedir.</span></p>
<p><span style="font-family: Arial Tur; font-size: x-small;">Takvimde anne adayının gebe kalacağı yaş ile gebe kalınacak ayın kesiştiği kutuda yazan cinsiyet doğacak çocuğun cinsiyetidir.</span></p>
<p><span style="font-family: Arial Tur; font-size: x-small;">Muhtemelen spermlerin mevsimsel özelliklerinden hareketle istatistikler kullanılarak oluşturulan bu tablo da bilimsellikten uzaktır.</span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.babaoluyorum.net/?feed=rss2&amp;p=940</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>doğum kontrol yöntemlerinin başarı oranları</title>
		<link>http://www.babaoluyorum.net/?p=935</link>
		<comments>http://www.babaoluyorum.net/?p=935#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 20 Feb 2010 14:56:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[aile planlaması]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.babaoluyorum.net/?p=935</guid>
		<description><![CDATA[* Hiç bir  yöntem kullanmamak: (%) 85.0
* Doğum kontrol hapları : (%)  0.03-0.22
* Depo-preparatlar (&#8220;aylık, üç aylık iğneler&#8221;) : (%)  0.03-1.2
* Norplant derialtı implant sistemi: (%) 0.05
*  Sterilizasyon
kadında tüplerin bağlanması: (%) 0.05
erkekte  kanalların bağlanması: (%) 0.1
* Minihaplar (günlük kullanılan,  yalnız progesteron içeren haplar) : (%) 0.4-4.3
* Bakır içerikli  [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://images.habervitrini.com/haber_resim/tup_bebek2.jpg"><img class="alignleft" src="http://images.habervitrini.com/haber_resim/tup_bebek2.jpg" alt="" width="250" height="250" /></a>* Hiç bir  yöntem kullanmamak: (%) 85.0</p>
<p>* Doğum kontrol hapları : (%)  0.03-0.22</p>
<p>* Depo-preparatlar (&#8220;aylık, üç aylık iğneler&#8221;) : (%)  0.03-1.2</p>
<p>* Norplant derialtı implant sistemi: (%) 0.05</p>
<p>*  Sterilizasyon<br />
kadında tüplerin bağlanması: (%) 0.05<br />
erkekte  kanalların bağlanması: (%) 0.1</p>
<p>* Minihaplar (günlük kullanılan,  yalnız progesteron içeren haplar) : (%) 0.4-4.3</p>
<p>* Bakır içerikli  spiral : (%) 0.1 (hormon içerikli spirallerin başarısızlık oranları  bakırlı olanlara göre daha düşüktür)</p>
<p>* Diyafram+spermisit: (%)  2-25</p>
<p>* Prezervatif+spermisit (sperm öldürücü): (%) 7-14</p>
<p>*  Kadın prezervatifi: (%) 5-21</p>
<p>* Yalnız spermisit krem, jel: (%)  5-42</p>
<p>* Dışa boşalma : (%) 10-38</p>
<p>* Takvim yöntemi: (%)  14-35</p>
<p>* İlişki sonrası vajinanın yıkanması: (%) 21-41 &#8211; bu  yöntemi bir korunma yöntemi olarak görmemek gerekir&#8230;</p>
<p>Görüldüğü  gibi koruyuculuk oranı en yüksek yöntem doğum kontrol hapı, en düşük  yöntem ise halk arasında en sık uygulanan dışa boşalma ve takvim  yöntemidir</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.babaoluyorum.net/?feed=rss2&amp;p=935</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>doğum kontrol haplarının etkisi</title>
		<link>http://www.babaoluyorum.net/?p=932</link>
		<comments>http://www.babaoluyorum.net/?p=932#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 04 Feb 2010 11:54:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[aile planlaması]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.babaoluyorum.net/?p=932</guid>
		<description><![CDATA[İçerdikleri hormonlar sayesinde, öncelikle yumurtlama (ovulasyon) sürecinin geçici olarak durdurulmasını sağlayarak etki gösteren doğum kontrol hapları , günümüzde modern kadının kontrasepsiyonda (aile planlamasında) ilk olarak düşündüğü yöntemler arasında gelir
Doğum kontrol haplarının tıbbi literatürdeki ismi  &#8220;oral kontraseptif (Kısaca: OK veya OKS)&#8221; yani ağızdan alınan gebelik önleyiciler olarak geçmektedir.
Doğum kontrol hapları ayrıca; rahim ağzı salgısının kıvamını arttırarak spermlerin içeriye [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.ekolay.net/saglik/images/pregnancy248.jpg"><img class="alignnone" src="http://www.ekolay.net/saglik/images/pregnancy248.jpg" alt="" width="163" height="134" /></a>İçerdikleri hormonlar sayesinde, öncelikle yumurtlama (ovulasyon) sürecinin geçici olarak durdurulmasını sağlayarak etki gösteren doğum kontrol hapları , günümüzde modern kadının kontrasepsiyonda (aile planlamasında) ilk olarak düşündüğü yöntemler arasında gelir</p>
<p>Doğum kontrol haplarının tıbbi literatürdeki ismi  &#8220;oral kontraseptif (Kısaca: OK veya OKS)&#8221; yani ağızdan alınan gebelik önleyiciler olarak geçmektedir.</p>
<p>Doğum kontrol hapları ayrıca; rahim ağzı salgısının kıvamını arttırarak spermlerin içeriye geçişini engeller ve rahim içi dokusunu (endometrium) incelterek yuvalanma (implantasyon) olayının önüne geçerler.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.babaoluyorum.net/?feed=rss2&amp;p=932</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>doğum kontrol hapı</title>
		<link>http://www.babaoluyorum.net/?p=923</link>
		<comments>http://www.babaoluyorum.net/?p=923#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 29 Jan 2010 18:19:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[aile planlaması]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.babaoluyorum.net/?p=923</guid>
		<description><![CDATA[·                           Her gün düzenli alınması              gerekir.
·           [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft" src="http://www.turkiyeninsitesi.com/wp-content/uploads/2009/11/dogum-kontrol-hapi1-8249.jpg" alt="" width="250" height="242" />·                           Her gün düzenli alınması              gerekir.<br />
·                           Kadında  yumurtlama ve              döllenmeyi engeller.</p>
<p>·                           Doğru kullanıldığında çok              etkilidir.<br />
·                           Adetin ilk beş günü içinde,              tercihen ilk günü alınmaya başlanmalıdır.<br />
·                           Adet öncesi gerginliği ve              adet sancılarını önler.<br />
·                           Rahim ve yumurtalık              kanserlerine karşı koruyucudur.<br />
·                           Adet kanamalarının              miktarını azalttığından bu nedenle oluşabilecek kansızlığa karşı              koruyucu etkileri vardır.<br />
·                           Cinsel yolla bulaşan              enfeksiyonlardan (HIV/AIDS, hepatit-B, frengi, bel soğukluğu,              klamidya gibi) korumaz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.babaoluyorum.net/?feed=rss2&amp;p=923</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>cinsel yolla bulaşan hastalıklardan korunma yolları</title>
		<link>http://www.babaoluyorum.net/?p=916</link>
		<comments>http://www.babaoluyorum.net/?p=916#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 22 Jan 2010 13:12:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[aile planlaması]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.babaoluyorum.net/?p=916</guid>
		<description><![CDATA[
Cinsel yolla bulaşan hastalıklardan bireysel düzeyde korunmanın en etkili yolu hastalık riski taşıyan şüpheli kişilerle (hayat kadınları, hayat kadınlarıyla birlikte olduğu bilinen kişiler, çok sayıda partneri olan ya da olmuş kişiler) ilişkiye girmekten kaçınmaktır.
Ancak unutulmamalıdır ki bariz olarak şüpheli olmayan biriyle beraber olunduğunda da hastalık bulaşabilir. O yüzden ikinci basamak, hakkında bilgi sahibi olunmayan bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><img class="aligncenter" src="http://www.scumdoctor.com/images/Uncontrollable-Risk-Of-Infectious-Diseases.jpg" alt="" width="347" height="346" /></p>
<p>Cinsel yolla bulaşan hastalıklardan bireysel düzeyde korunmanın en etkili yolu hastalık riski taşıyan şüpheli kişilerle (hayat kadınları, hayat kadınlarıyla birlikte olduğu bilinen kişiler, çok sayıda partneri olan ya da olmuş kişiler) ilişkiye girmekten kaçınmaktır.</p>
<p><span>Ancak unutulmamalıdır ki bariz olarak şüpheli olmayan biriyle beraber olunduğunda da hastalık bulaşabilir. O yüzden ikinci basamak, hakkında bilgi sahibi olunmayan bir kişiyle, ne kadar &#8220;temiz&#8221; görünürse görünsün, ilişkide prezervatif kullanmaktır.</p>
<p>Prezervatifler arasında lateks yapılı olan ve spermisit içerenler tercih edilmelidir (spermisitlerin aynı zamanda mikroorganizmaları etkisiz hale getirebilme özellikleri de bulunmaktadır). Prezervatif bir kez kullanılmalı ve ilişki sonrası çıkartıldıktan sonra poşete koyularak atılmalı ve eller sabunlu suyla yıkanmalıdır.</p>
<p>Prezervatif kullanımı yıllar boyu erkeklerin tekelinde ve inisiyatifinde kalmıştır. Son yıllarda ise kadınların kullanımına uygun olarak geliştirilen prezervatifler Amerika&#8217;da ve bazı Avrupa ülkelerinde kullanılmaya başlanmıştır. Ülkemize de girmiş olan bu ürünlerin çok yakında yaygın olarak kullanılacağını düşünüyorum.</p>
<p>Ne kadar etkili korunma olursa olsun cinsel yolla bulaşan hastalıklar açısından herkes risk altındadır. Bu hastalıkların çoğunda erken tanı ve tedavi hem kişinin sağlığının tekrar oluşturulması, hem de hastalığın daha çok bulaşmasının engellenmesi açısından önemlidir. Her bireyin CYBH grubunda yer alan hastalıkların genel belirtilerini bilmesi çekinmeden doktora başvurması önemlidir.</p>
<p></span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.babaoluyorum.net/?feed=rss2&amp;p=916</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Aile planlamasının amaçları</title>
		<link>http://www.babaoluyorum.net/?p=911</link>
		<comments>http://www.babaoluyorum.net/?p=911#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 13 Jan 2010 20:50:14 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[aile planlaması]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.babaoluyorum.net/?p=911</guid>
		<description><![CDATA[
· Anne sağlığını korumak ve anne ölümlerini önlemek
· Sağlıklı bebeklerin doğmasını sağlamak
· İstenmeyen gebelikleri önlemek
· Riskli gebeliklerin oluşmasını önlemek
· Çiftler arasında daha mutlu ve sağlıklı cinsel hayat sağlamak
· Bireyleri ve aileleri bu konuda eğitmek

]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong></strong><img class="alignnone" src="http://www.ansiraalternatiftip.com/images/kisirlikyeni.png" alt="" width="400" height="320" /><br />
· Anne sağlığını korumak ve anne ölümlerini önlemek<br />
· Sağlıklı bebeklerin doğmasını sağlamak<br />
· İstenmeyen gebelikleri önlemek<br />
· Riskli gebeliklerin oluşmasını önlemek<br />
· Çiftler arasında daha mutlu ve sağlıklı cinsel hayat sağlamak<br />
· Bireyleri ve aileleri bu konuda eğitmek<strong><br />
</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.babaoluyorum.net/?feed=rss2&amp;p=911</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>aile planlaması</title>
		<link>http://www.babaoluyorum.net/?p=909</link>
		<comments>http://www.babaoluyorum.net/?p=909#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 13 Jan 2010 20:48:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[aile planlaması]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.babaoluyorum.net/?p=909</guid>
		<description><![CDATA[
Aile planlaması, istenildiği zaman istenildiği kadar çocuk sahibi olunabilmesidir. Her ailenin istediği kadar çocuk sahibi olması hakkı vardır, fakat sık aralıklarla olan gebeliklerde anne sağlığı ciddi olarak zarar görmekte, anne karnındaki bebek gelişimi etkilenmekte, sakatlık oranı, anne ve bebek ölüm riski artmaktadır.
Günümüzde hem kadınlar, hem de erkekler için geliştirilmiş, son derece güvenilir ve etkili metodlar [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignnone" src="http://www.ansiraalternatiftip.com/images/kisirlikyeni.png" alt="" width="400" height="320" /></p>
<p>Aile planlaması, istenildiği zaman istenildiği kadar çocuk sahibi olunabilmesidir. Her ailenin istediği kadar çocuk sahibi olması hakkı vardır, fakat sık aralıklarla olan gebeliklerde anne sağlığı ciddi olarak zarar görmekte, anne karnındaki bebek gelişimi etkilenmekte, sakatlık oranı, anne ve bebek ölüm riski artmaktadır.</p>
<p>Günümüzde hem kadınlar, hem de erkekler için geliştirilmiş, son derece güvenilir ve etkili metodlar mevcuttur. Gelişen modern tıp her bireyin kendi ihtiyacına yönelik çok değişik yöntemler sunmaktadır. Buna rağmen dünyada ve ülkemizde çiftlerin oldukça büyük bir kısmı hala geleneksel, etkinliği ve güvenilirliği son derece düşük, sağlık açısından son derece sakıncalı yöntemlerle doğum kontrolü uygulamaya çalışmaktadır. Bu duruma neden olan faktör maalesef çiftlerin doğum kontrolü hakkında yeterli bilgiye sahip olmamaları ve kulaktan dolma yanlış bilgilerle korunmaya çalışmalarıdır.<br />
Kadınların iş hayatında daha fazla etkin rol alması, çiftlerin çocuk sahibi olma isteklerini azaltmakta veya bu kararı vermeyi bir süre ertelemelerine sebep olmaktadır. Etkili bir doğum kontrol yöntemi uygulanmadığında sonuç ne yazık ki istenmeyen bir gebelik ve kürtajdır.</p>
<p>Burada amaç, çiftleri doğum kontrolü hakkında bilgilendirmek,<br />
onlara en uygun yöntemi seçmeleri konusunda yardımcı olabilmek ve akıllarına takılan soruları cevaplamaya çalışmaktır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.babaoluyorum.net/?feed=rss2&amp;p=909</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
